2011'i uğurlarken…

Welcome 2012… Bakalım bu süpriz kutunun içinden 365 gün için ne çıkacak, heyecan dorukta. Bu akşam paket açılıyor…  

Ölüm pişmalıkları…

“Hayat bir seçim. Bu sizin hayatınız. Seçimlerinizi bilinçli, akıllıca ve dürüstçe yapın. Mutluluğu seçin.”

Ölüm bile ayıramaz bizi…

Sürekli “Ölüm bile ayıramaz bizi…” diye mırıldanan biriyle yaşamak!

GELME DEDİĞİME BAKMA, SANA GİT DİYEMEM!

Ne kadar deli aşk, ne kadar akılsız, bir o kadar da densiz…   Gelme diye haykırıyorum Sinirleniyorum, gözüm hiç birşey görmüyor Sen aklıma geldiğinde, sana olan öfkem daha da artıyor Etrafımdakilere saldırıyorum Ve sonra,

OKUL BİTTİ! İŞ HAZIR! EVLİLİK NE ZAMAN?

“Tüm nesillerin geçtiği bu döneme inat, her nesilin kendini bu kadar iyi tekrarlayabildiği başka bir soru yok” – Eee şimdi senin okul bitti, işe de başladın. Peki evlenmeyi düşünüyor musun? – Evet! – Evet mi?

Ruhum, bedenime değil, hiçbir yere sığmadı bugün …

  Yazıp, yazmamak arasında çok gidip geldim. Ama konuşamıyorum bugün. İçimdekilerin bir şekilde dökülmesi, çıkması lazımdı içimden. Günlerdir hatırlamamak için deliliğe vurdum. Ama bugün ruhum bedenime sığmıyor. Aldığım nefesin farkında değilim, düşüncelerimi toparlayamıyor, odaklanamıyorum. Her zamankinden daha suskunum. Kelimelerim boğazımda…

SENİ DÜŞÜNDÜKÇE, HIZLI YAŞIYORUM!

Bir tek en sevdiğini hatırlayınca, herşeyi acele yaşayıp bir yerlere yetişme telaşında olan ben miyim? Hayatı adeta hızlandırılmış şekilde yaşayıp, onca şeyi bir anda yapmaya çalışıyorum. Sanki ileride bir yerlerde, birkaç zaman ötede sen beni bekliyorsun ve ben sana koşarcasına…